О НАШЕЙ ОРГАНИЗАЦИИ В ЗАРУБЕЖНЫХ СМИ Немецко-Турецкая Газета (About OUR ORGANIZATION in FOREIGN media German-Turkish Newspaper)

Новости О нас

Ukrayna’nın güneydoğusundaki Donbass bölgesinde aktif ve kitlesel fazı birkaç yıla yayılan ve yedinci senesine girilirken halen tek tük saldırı ve çatışmalarla sürmekte olan savaş arkasında on binlerce ölü ve yaralının yanı sıra yüzlerce kayıp bıraktı. Kayıplar meselesini kamuoyunun gündemine getirmek ve kayıpları bizzat aramak amacıyla ilk sivil toplum örgütlülüğü ise gayri resmi olarak iki sene önce, resmi anlamda ise geçen yılın başlarında “Kayıp Çocukların Annelerinin Birliği” adıyla kuruldu. Donetsk’te kurulan kuruluşun başındaki isim Kristina Vasilyevna Kruglenko Donbass savaş kayıplarının öyküsünün izini sürdük.  

Okay Deprem / Donetsk

Sayın Kristina Vasilyevna, bu denli büyük bir sorumluluk gerektiren işe girmeden önce, genel olarak ne ile uğraştığınızı öğrenebilir miyiz?

Bir özel güvenlik şirketinin yöneticisi olarak çalışmaktaydım. Ondan önce ise yüksek öğretimde hukuk okudum.

“Kayıp Çocukların Annelerinin Birliği” adındaki sivil toplum örgütünüzün kuruluş fikri ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?

2018 yazında. Resmi olarak ise ancak 2019 şubatında kurulabildi. Fikir sadece benden çıkmadı, sonradan benimle birlikte hareket edecek birkaç tanıdığımda da aynı anda gelişti.

Projeniz konusunda bir yerlerden ilham aldınız mı; yola çıkarken sizi etkileyen sebepler, motifler neler oldu?

Ben şahsen 2014’te yani savaşın doruk noktasında olduğu aylarda hep Donetsk’teydim. Pek çok kişi gibi savaştan doğrudan ve çok derinden etkilendim. Bu iş her şeyden önce sivil yurttaşlık görevi.

Sanırsam bundan hemen önce kısa süreliğine “Ukrayna Halk Mahkemesi” ismini taşıyan benzer bir sivil toplum organizasyonunda gönüllü olarak faaliyet yürütmekteydiniz?

O da 2018 yılında ortaya çıktı ve ikincisi ile paralel olarak ete kemiğe büründü. Yalnız şu farkla ki, her iki oluşumun çalışanları farklı kişilerden meydana geliyordu.

Gönüllülerinizi nasıl buluyorsunuz, veyahut onlar size nasıl ulaşıyorlar?

Açıkçası büyük bir kısmı kayıp insanların yakınları. En başta da anne ve babalarından oluşuyor. Ve de onların tanıdıkları, çevrelerinden birileri.

Finansal olarak kendinizi nasıl çekip çeviriyorsunuz?

Baştan bu yana çalışanlarımızın hepsi de gönüllülük esası üzerinden faaliyet yürütüyor. Diğer bir deyişle kendi kendimizi finanse ediyor ve herhangi bir destek almıyoruz. Donetsk’in merkezinde kullandığımız ufak bir büromuz var. Özerk mali yapımızdan dolayı belki de, aktivistlerimizin sayısı ve niteliği sürekli değişiyor.

Size şu ana değin yapılmış kayıp başvurularının sayısı ve yaş – cinsiyet, maddi durum vs. gibi kriterlere göre temel istatistikleri paylaşabilir misiniz?

 Bugüne kadar 150’ye yakın resmi başvuru gerçekleşti kurumumuza. Kaybolanların önemli bir bölümü erkek. Ve bunların çoğunluğunun yaş aralığı 30 ila 50-55 arasında. Genel olarak oldukça mütevazı, dar gelirli ailelerden geliyorlar. Erkeklerin mühim bir oranı evli. Dolayısıyla geride eşleriyle birlikte çocukları kalmış durumda. Vakaların kayda değer bir oranı ise 2014 ile 2017 yılları arasındaki döneme ait.

Peki ya kadınlar?

Az da olsa onlar da var kayıplar arasında ancak onların yaş ortalaması daha yüksek; 45 yaş civarında.  

Size yapılmış bulunan 150’ye yakın kayıp vakasının muhatabı kişilerden kaçı bulunabildi?

Sekiz kişi. Dördü canlı, dördü ise ölü olarak. Bunların hepsi de ilk altı ayımızda bulundu. Son bir sene ise yeni herhangi bir kayıp daha bulunamadı maalesef. Bir ihtimal sayı artabilirdi ne var ki araya aylardır pandemiden kaynaklı şartlar girdi.

 Kayıp yakınları arasında maddi anlamda da bir dayanışma ağı var mı, ve de sizin onları doğrudan veya bir takım dolaylı yollarla maddi olarak desteklemeye dönük çalışmalarınız oluyor mu?

Evet. Kaybolanlar genellikle kocalar, babalar olduğundan ve haliyle ailelerde çalışan, eve ekmek getiren taraf ağırlıklı olarak erkekler olduğu için, zaten kısıtlı ve mütevazı konumdaki aile bütçeleri ciddi olarak sarsılıyor, maddi gelirleri çok önemli nispette azalmış oluyor; bazen de neredeyse tamamen ortadan kalkıyor. Kayıp yakınlarını madden desteklemeye yönelik olarak uluslararası bir takım yardım programları mevcut. Biz de onların söz konusu program ve fonlardan yardım alması için gayret ediyoruz. Bu açıdan en çok da “Uluslararası Kızıl Haç” ile gayri resmi olarak temas içerisindeyiz.

Bu arada Kızıl Haç ve AGİT gibi örgütler sizce, Donbass’taki kayıplar konusunda ne derece adil, şeffaf ve orantılı bir yaklaşım içerisindeler?

Uluslararası örgütler, kayıplar meselesinde çifte standart uyguluyorlar. Söz gelimi; kayıp yakınlarının Donbass’ın Ukrayna tarafında mı yoksa L-DNR tarafında mı ikamet edip etmediğine bakarak ayrım gözetiyorlar. Eğer Ukrayna tarafında kalan bölgede oturuyor iseler, onlara daha fazla yardım ulaştırıyorlar örneğin. Bağımsız cumhuriyet tarafındakilere ise ya kısıtlı yardımda bulunuyor, kimi zaman ise hiç bulunmuyorlar açık konuşmak gerekirse.

Son olarak; kayıpları çok daha geniş bir kitleye duyurmak, bu denli önemli bir gündemi olabildiğince canlı tutmak adına bir takım sosyal-kültürel, vs. etkinlikler organize ediyor musunuz?

Bizler bunu düşünmedik değil, ama ne yazık ki henüz hayata geçiremedik. Ancak en kısa zamanda başlatmak istiyoruz. Bu dediğiniz elbette ki hayati önemde. Bu tarihi, bu insanların ayrı ayrı öyküsünü, gerçeğini hemen herkesin duyup öğrenmesinde çok fayda var.